<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.estetiks.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.estetiks.net</link>
	<description>Estetik Cerrahi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Sep 2011 13:02:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Estetik Cerrahi</title>
		<link>http://www.estetiks.net/estetik-cerrahi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/estetik-cerrahi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2010 10:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahinin ilgi alanları ve uygulanan operasyonlar hakkında rehber bilgileri içermektedir. Ayrıca merak ettiğiniz, bilgi ve görüş almak istediğiniz her konuda bana ulaşabilirsiniz. Bu Estetik Ameliyat sitesin&#8217;de yer almasını istediğiniz konu başlıkları, içerik ve yenilikler sizlerin istekleri &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/estetik-cerrahi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><img class="alignright" src="http://www.estetiks.net/ufuk.jpg" alt="estetik plastik  cerrah dr ufuk bilkay" width="181" height="201" /></h1>
<p><strong><a title="estetik  cerrahi" href="http://www.estetiks.net/">Estetik</a></strong> Plastik ve Rekonstrüktif  Cerrahinin ilgi alanları ve uygulanan operasyonlar hakkında rehber  bilgileri içermektedir. Ayrıca merak ettiğiniz, bilgi ve görüş almak  istediğiniz her konuda bana ulaşabilirsiniz. Bu <strong><a href="http://www.estetiks.net/">Estetik </a></strong><a href="http://www.estetiks.net/">Ameliyat</a> sitesin&#8217;de  yer almasını istediğiniz konu başlıkları, içerik ve yenilikler sizlerin  istekleri konusunda düzenlenecektir.</p>
<p><strong><a title="estetik  cerrahi" href="http://www.estetiks.net/">Estetik</a></strong>, Plastik ve Rekonstrüktif  Cerrahi, doğumsal veya sonradan edinilmiş anomalilerin, şekil ve işlev  bozukluklarının giderilmesine ve vücut imajının düzeltilmesine çalışan  cerrahi bir tıp branşıdır. Plastik, Yunanca &#8220;plasticos&#8221; kelimesinden gelen bir  sözcüktür ve &#8220;<em>şekillendirmek</em>&#8220;, &#8220;<em>kalıbına uydurmak</em>&#8221;  anlamlarını taşır. Rekonstrüktif ise Latin kökenli bir sözcüktür ve &#8220;<em>yeniden  yapmak</em>&#8221; anlamını taşır.</p>
<p><strong><a title="estetik  cerrahi" href="http://www.estetiks.net/">Estetik</a></strong> Cerrahi, Plastik cerrahi  içinde yer alan bir yan daldır. Vücut imajının daha güzel ve mükemmele  ulaştırılmasını sağlamak için yapılan operasyon ve girişimlerle uğraşır.  Burada tıbbi bir problemden çok estetik problemler yani güzellik  kaygısı vardır. </p>
<p>Tüm <strong>estetik</strong> plastik cerrahlar uzmanlık  eğitimleri sırasında estetik cerrahi ve rekonstrüktif cerrahi eğitimi  birlikte  görürler ve bu operasyonları yapmakta tek yetkili  cerrahlardır. Estetik cerrahi uzun bir eğitim ve deneyim gerektirir. Bu  tür estetik operasyonlar hem cerrahi hem de artistik yetenek gerektirir.  Estetik cerrahide her zaman estetik değil, bazen de tıbbi problemler  çözülür. örneğin aşırı şişman bir gövdenin veya dev boyutlarda büyümüş  memelerin (gigantomasti) cerrahi olarak düzeltilmesi hem tıbbi hem de  estetik problemleri birlikte çözmektedir. Bir organın estetik  düzeltilmesi yanında fonksiyonu da son derece önemlidir. örneğin: <strong>Estetik</strong> burun cerrahisinde (Rinoplasti) şekil ve nefes alma problemleri  birlikte düzeltilmelidir.</p>
<p>özetle; <em><strong>Estetik</strong></em> Plastik ve  Rekonstrüktif Cerrahi  tüm vücut yüzeyinde deri, derialtı ve kemikler  etkileyen her türlü bozukluğun onarılmasına çalışır. Bunu yaparken temel  kural hangi dokular kaybolduysa ona benzer dokularla onarım yapmaktır.</p>
<p><strong><a href="http://www.estetiks.net/">Estetik</a></strong> cerrahi konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta    estetik  cerrahi uygulama ve ameliyatları mutlaka Plastik, Rekonstrüktif ve  Estetik Cerrahi ihtisası yapmış uzman estetik cerrahlar tarafından  yapılmalıdır.</p>
<p>( İzmirde burun estetiği, İzmirde göğüs estetiği, İzmirde yüz  estetiği, İzmirde karın estetiği, İzmirde liposakşın, İzmirde çene  estetiği, İzmirde dudak estetiği ve İzmirde kulak estetiği )</p>
<p><strong>ESTETİK AMELİYATLAR </strong></p>
<blockquote><p><strong>Göğüs Estetiği Ameliyatı </strong> ; <em>Göğüs  Estetiği , meme dikleştirme ( göğüs dikleştirme operasyonu ) sarkık meme  toparlama, estetik göğüs küçültme ( Göğüs küçültme estetiği ) meme ucu  estetiği.</em></p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Burun Estetiği Ameliyatı</strong>; <em>Rinoplasti  ameliyatı, burun ucu estetiği, izmirde burun estetiği Estetik Burun  Ameliyatı</em> <em>Burun ucu estetiği ameliyatı.</em></p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Vücut  Estetiği Ameliyatı</strong>; <em>Karın  estetiği ameliyatı ( gebelik sonrasında karın derisindeki sarkmanın  düzeltilmesi için uygulanmaktadır.) Karın germe , karın estetiği.</em></p></blockquote>
<p><strong>Bu Estetik sitesi herhangi bir ticari kaygı taşımadan,  Estetik plastik cerrahi ile ilgilenen kişileri bilgilendirmek amacıyla  hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir. Tanı ve tedavinin  kesinlikle  bir doktor tarafından yapılması gerekmektedir. Sitedeki  bilgiler hastaların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır. Site  içeriğinin bu amaçla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçi ve  kullanıcıya aittir. Siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş  sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla  değişip gelişmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede  kullanım dışı kalabilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik çok  farklı teknik, bilgi ve değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide  doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı  konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bu Estetik Sitedeki  bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi  tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi en doğru davranış  tarzı olacaktır. Yasa gereği sitede, hastaların Estetik ameliyat öncesi  ve ameliyat sonrası görüntülerini içeren fotoğraflar yayınlanmamaktadır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/estetik-cerrahi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Estetiği</title>
		<link>http://www.estetiks.net/burun-estetigi-ile-ilgili-genel-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/burun-estetigi-ile-ilgili-genel-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 11:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik burun ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[rinoplasti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Burun estetiği ( Rinoplasti ) ameliyatı;  burunun fonksiyonlarını bozmadan veya bozuk olan fonksiyonlarını düzelterek, yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Burun estetiği yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar ; burunun kemik, kıkırdak ve deri yapısının özellikleri, yüz ile burun arasındaki yatay ve dikey düzlemde &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/burun-estetigi-ile-ilgili-genel-bilgiler.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiği ( Rinoplasti ) ameliyatı;  burunun fonksiyonlarını bozmadan  veya bozuk olan fonksiyonlarını düzelterek, yeniden şekillendirilmesi  ameliyatıdır. Burun estetiği yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar ; burunun  kemik, kıkırdak ve deri yapısının özellikleri, yüz ile burun arasındaki yatay ve  dikey düzlemde olması gereken oranlar, burunun dudak ve alın ile yaptığı açılar,  burun ucunun yüksekliği ve burun ucunun çene ucuna göre pozisyonu gibi  parametrelerdir.</p>
<p>Burun estetiği ( Rinoplasti )  ameliyatında burunun şekli düzeltildiği gibi;  iç yapısında olabilecek kıkırdak ve kemik eğrilikleri ( deviasyon ), ya da halk  arasında &#8216;burun eti&#8217; olarak  bilinen konka hipertrofisine bağlı nefes alma  problemleri de çözülebilmektedir. Bu nedenle eğer gerekiyorsa her iki ameliyat  aynı seansta yapılmalıdır. Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus da nefes alma  problemi olan her hastanın estetik burun ameliyatına ihtiyacı olmadığıdır ve  yanlış  yönlendirilerek  boş yere rinoplasti olmamalıdırlar.</p>
<p>Burun estetiği ( Rinoplasti ); estetik plastik cerrahinin en özellikli  ameliyatıdır. Çünkü burun yüzün tam ortasında bulunan ve nefes alma fonksiyonu  yapan bir organdır. Bu nedenle burun estetiğinde elde edilecek sonuç, diğer  estetik cerrahi ameliyatlarından farklı olarak, cerrahın bilgi, beceri ve  tecrübesiyle daha fazla ilgilidir.</p>
<p>Burun estetiği ( Rinoplasti ) ameliyatı her zaman kemik ve kıkırdak yapıların  çıkartılarak burun boyutlarının küçültülmesi demek değildir. Ameliyat sırasında  burun küçültülebileceği gibi, bazen de kıkırdak veya kemik ilaveleri ile burunu  büyütmek ya da uzatmak gerekebilir. Yapılması gereken  işlemler, ameliyattan  önce hastayı ayrıntılı bir şekilde muayene ederek belirlenmeli ve hastaya  açıklanmalıdır. Bana göre en güzel sonuç; hastanın yüzünün diğer bölümleri ile  orantılı, asimetri olmayan ve başkaları tarafından estetik olduğu anlaşılmayan,  doğal görünümlü burunlardır</p>
<p>Estetik burun ameliyatı ( Rinoplasti ) burun gelişimi tamamlandıktan sonra  yapılabilir. Bu sınır genellikle her iki cins için de 17-18 yaşlarıdır. Ameliyat  genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilmekle beraber, hem cerrahın hem  de hastanın konforunun en üst düzeyde sağlanması açısından, kliniğimizde genel  anestezi ile yapılmaktadır.</p>
<p>Estetik burun ameliyatı ( Rinoplasti ) Açık ve kapalı olmak üzere temelde iki  farklı teknik ile yapılmaktadır. Kapalı teknikte kesiler burun içinden yapılır,  açık teknikte ise burun içinden yapılan kesilere ek olarak burunun  kolumellasında (orta desteğinin dıştan görünen bölümü) yaklaşık 2 milimetre  uzunluğunda çok küçük bir kesi yapılmaktadır. Eğer burun kanatlarının  daraltılması gerekiyor ise; burun kanatlarının tabanındaki kıvrımda kalacak  şekilde yaklaşık 5-6 milimetrelik ek kesiler de yapılabilir. Ameliyat ortalama  olarak 2 saat kadar sürecektir. Estetik burun ameliyatından sonra hastalar  genellikle ağrı duymadıklarını ifade etmektedirler.</p>
<p>Değişik bilimsel istatistiklere göre, estetik burun ameliyatları sonrasında  burunun genel şekli iyi olsa da, yaklaşık    %10-20 oranında ufak tefek  istenmeyen şekil bozuklukları ile karşılaşılabilir. Böyle bir durum söz konusu  olduğunda doktorunuzla ilişkinizi kesmeyiniz, tavsiyelerine uyunuz. Çünkü  ameliyat sırasında burnunuzun içinde ne yapıldığını en iyi, sizi ameliyat eden  doktor bilebilir. Bu şekildeki küçük şekil bozukluklarının büyük çoğunluğu size  fazla sıkıntı yaratmadan küçük bir müdahale ile düzeltilebilmektedir. Ancak bu  revizyon müdahalesinin yapılabilmesi için en az 6 ay beklemek en doğru hareket  olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/burun-estetigi-ile-ilgili-genel-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüz Estetiği (Yüz Gençleştirme)</title>
		<link>http://www.estetiks.net/yuz-estetigi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/yuz-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 10:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[yüz gençleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[yüz germe estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Yüz Estetiği Ameliyatında , Yaşlanma süreci içerisinde yüz cildi, mimik kasları ve yüz kemiklerinde birtakım değişiklikler olur. Yerçekiminin etkisiyle yüz ve boyundaki deri ve kas tabakasında bir sarkma ve gevşeme meydana gelir. Yaşla birlikte kemiklerde meydana gelen zayıflama ve özellikle &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/yuz-estetigi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüz Estetiği Ameliyatında , Yaşlanma süreci içerisinde yüz cildi, mimik  kasları ve yüz kemiklerinde birtakım değişiklikler olur. Yerçekiminin etkisiyle  yüz ve boyundaki deri ve kas tabakasında bir sarkma ve gevşeme meydana gelir.  Yaşla birlikte kemiklerde meydana gelen zayıflama ve özellikle çene kemiğinin  küçülmesi üzerindeki cilt artık bol geleceği için durumu kötüleştirir. Bunlara  ek olarak deri yaşlanır ve derideki küçük kırışıklıklar derin yarıklar halini  alır. Özellikle sigara kullanımı ve aşırı güneşe maruz kalmış olma gibi olumsuz  faktörler varsa derideki yaşlanma belirtileri daha da belirgin olur. Aşırı mimik  alışkanlığı olan kişilerde yüz kaslarının aşırı hareketlerine bağlı bu kasların  oluşturduğu kırışıklıklar derinleşir ve kaslar çalışmazken örneğin uykuda bile  belirgin ve kalıcı hale gelir. Yüz gençleştirme ameliyatlarını ve ameliyatsız  yüz gençleştirme işlemlerini anlatmadan önce yüz ve boyun bölgesini üçe bölerek  yüz yaşlanmasının sonuçlarını incelemekte fayda vardır.</p>
<p><strong>Yüze yapılacak estetik müdahaleler açısından yüzün  bölümleri:</strong></p>
<p>Yüz Estetiği Ameliyatı Bölümleri</p>
<p><strong>ÜST YÜZ </strong>( Üst Yüz Estetiği )<br />
-Alın ve Kaşlar</p>
<p><strong>ORTA YÜZ </strong>( Orta Yüz Estetiği )<br />
-Gözler, Burun, Yanaklar  ve Ağız</p>
<p><strong>ALT YÜZ VE BOYUN </strong>( Alt Yüz Estetiği )<br />
-Ağız ve Boyun<br />
Üst yüze baktığımızda yıllar boyunca tekrarlanan kaş kaldırma ve şaşırma  benzeri mimiklerin sonucu olarak alındaki çizgilerin derinleştiğini ve kalıcı  hale geldiğini görürüz. Yerçekiminin etkisiyle kaşları taşıyan cilt ve kas  dokusu aşağı doğru sarkar. Üst göz kapakları yıllar içinde bollaşarak gençken  tek kat olan cilt bollaşıp gevşer ve sarkarak iki kat haline gelir ve hatta  kirpiklerin üzerine doğru düşerek görmeyi güçleştirir. Kaşların aşağı doğru  inmesi de üst göz kapağındaki sarkmayı artırır. Hem alt hem de üst göz kapağında  göz küresi çevresindeki yağ dokusunu yerinde tutan bağ dokusunun zayıflaması  sonucu yağ yastıkçıkları ve göz altı torbaları oluşur. Göz altı torbaları  genellikle alt göz kapaklarında daha belirgin olmakla beraber her iki göz  kapağında farklı miktarlarda görülebilir.</p>
<p>Orta yüze baktığımızda hem yanaklardaki yağ miktarının yaşla birlikte  azalması sonucu hem de bu yağ yastıkçıklarının cildi taşıyan mimik kasları ve  deri ile birlikte aşağı doğru sarkması sonucu genç yüzde belirgin olan yanaklar  ve elmacık kemikleri bölgesi basık ve hatta çukur bir hal alır. Burnun her iki  yanından başlayıp ağız çevresinden aşağı doğru inen katlantılar (nazolabiyal  oluk) derinleşir. Ağız çevresinde çepeçevre dudaklara dik çatlaklar oluşur.</p>
<p>Alt yüz ve boyun bölgesine baktığımızda yerçekiminin etkisi ve boyun derisini  taşıyan platisma kasının zayıflaması sonucu boyun derisinin gevşeyerek aşağı  doğru sarktığını ve çeneyle boyun arasındaki hoş kavsin kaybolduğunu, yandan  bakışta çeneden boyuna düz bir geçiş oluştuğunu görürüz.</p>
<p>Bütün bu anlatılanlardan anlaşılması gereken en önemli fikir yüzdeki  yaşlanmanın birbirini etkileyen pek çok bileşenden oluşan karmaşık bir süreç  olduğudur. Yapılacak müdahale ya da ameliyat kişiye özel olmalıdır. Örneğin bir  kişide iyi sonuç veren tek bir müdahale başka bir kişide o bölgeyi düzeltmesine  rağmen diğer bölgelerle uyumunu bozarak kötü sonuç verebilir. Bu sebeple yüz  yaşlanması problemine yönelik ameliyatlar tek tek ele alınamaz. Bu konudaki  müdahalenin bütün yüze hakim tecrübeli bir hekim tarafından yapılması gerekir.</p>
<p><strong>ALIN GERME VE KAŞ KALDIRMA ( ALIN VE KAŞ ESTETİĞİ )  AMELİYATLARI</strong></p>
<p>Alın germe ve kaş kaldırma ameliyatlarında pek çok farklı teknik olmasına  rağmen genellikle saçlı deri içinden kesilerek izlerin görünmemesi sağlanır.  Buna ek olarak değişik askı materyalleri kullanılarak ya da sadece alın derisi  yukarı taşınarak kaşlar yukarıya doğru çekilir ( kaş asma ). Kaş asma  ameliyatları yapılacak kesinin uzunluğunu azaltmak amacıyla endoskopik olarak da  yapılabilmektedir. Özel kameralar ve aletlerle yapılan bu işleme endoskopik kaş  asma ya da endoskopik kaş kaldırma ameliyatı denir. Kaş asma ameliyatları çok  küçük (1-2mm) kesilerden cilt hiç açılmadan dışarıdan asıcı bir cerrahi ipliğin  yerleştirilmesi ile de yapılabilir. Bu şekilde yalnızca kaş yukarıya doğru  çekilmektedir ve kapsamlı bir müdahale değildir. Ancak ameliyatsız kaş asma  yöntemi olarak ameliyattan çekinen hastalar arasında popülerdir.Hangi yöntemin  sizin için en uygun olduğuna cerrahınızla birlikte karar vermelisiniz.</p>
<p><strong>ORTA Yüz Estetiği( ORTA YÜZ GERME ) AMELİYATLARI </strong></p>
<p>Orta yüz germe ameliyatı ( Yüz Estetiği ) gözlerle ağız arasındaki, yanakları  ve elmacık kemiklerini de içeren bölgenin gençleştirilmesi için yapılır.  Yerçekimi ile aşağı doğru sarkan bu bölge yüzde yassılaşmaya, cansız ve yaşlı  bir görünüme sebep olur. Gençlerde dolgun olan yanaklar ve elmacık kemikleri  çevresi yaşla birlikte düzleşir. Orta yüz kaldırma ameliyatında amaç orta yüzü  taşıyan mimik kasları ve derinin toplu halde yukarı doğal yerine doğru  taşınmasıdır. Bu şekilde yanaklar dolgunlaşır ağız çevresindeki derin  kırışıklıklar kaybolur ve yüz yorgun ifadeden kurtulur. Bu işlemin yapılması  için alt göz kapağı ve kirpikler arasından iz bırakmayacak bir hat boyunca  kesilir. ( Aynı yerden alt göz kapağı gençleştirme ve gözaltı torbalarının  alınması ameliyatı aynı seansta yapılabilir. ) Buna ek olarak saçlı deride iz  bırakmayacak ufak kesiler yapılabilir. Orta yüz germe ameliyatı endoskopik  olarak da yapılabilmektedir. Orta yüz bölgesini kaldırmak amaçlı ameliyatsız yüz  askı teknikleri de kullanılabilmektedir. Bunlar ameliyat kadar etkili ve kalıcı  sonuçlar sağlamasa da ameliyattan çekinen hastalar için kısmi bir iyileşme  sağlamaktadır. Bu amaçla özel üretilmiş cerrahi askı iplikleri ( Aptos ) cilt  hiç kesilmeden sadece küçük delikler açılarak orta yüz bölgesine yerleştirilir.  Kalıcılığı 1.5 – 2 yıl kadar olabilir. Ameliyat ile orta yüz estetiği ise  kalıcıdır ama yaşlanma ameliyat bittikten sonra da devam eden bir süreçtir ve  etkileri uzun zaman içinde ortaya çıkacaktır.</p>
<p><strong>YÜZ GERME (Yüz Estetiği ) AMELİYATI </strong></p>
<p>Yüz germe ameliyatı tüm yüz ve boyun derisindeki sarkma ve kırışıklıkların  giderilmesi amacı ile yapılır. Yüz gençleştirme ameliyatlarının en  kapsamlısıdır. Yaşlanma ile birlikte hem yüz derisi hem de bu deriyi taşıyan  kaslar ve bağ dokusu gevşeyerek yerçekimine yenilir ve sarkar. Yüzün ve boynun  tamamına ulaşılabilmesi için kulak hemen önündeki katlantıdan başlayan ve kulak  memesi etrafından dönerek kulağın arkasından saçlı deri içine uzanan bir hatta  deri kesilerek açılır. Bu hat önde kulak önü katlantısına arkada ise saçların  arasına gizlenerek ameliyattan sonra izlerin görünmemesi sağlanır. Klasik bir  yüz germe ( Yüz Estetiği ) ameliyatında deri kesildikten sonra deri ve deri altı  yağ dokusu beraberce kaldırılarak daha derindeki kas ve bağ dokusunda ayrılır.  Deri bu şekilde kaldırılarak şakaklar, yanaklar, çene ve boyun bölgelerinden  serbestleştirilir. Bu şekilde yüzün asıcı dokusu olan ve yerçekimine esas  direnci sağlayan kas ve bağ dokusu tamamen görünür hale gelir. Bu doku derine  konulan ve dışardan görünmeyen kalıcı dikişlerle gerilerek gevşeklikler ortadan  kaldırılır. Daha sonra deri arkaya ve yukarıya doğru gerilerek fazlalık miktar  tespit edilir ve işaretlenir. Bu işaretli yerlerden deri fazlası kesilerek  çıkartılır. Son olarak deri yeni yerine dikilerek tespit edilir. Bu işlemlere ek  olarak aynı seansta boyuna liposuction uygulanabilir. Yüz Estetiği ile ilgi daha  fazla bilgi için Aşağıdaki Yüz Estetiği Bilgi formunu kullanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/yuz-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Kapağı Estetiği</title>
		<link>http://www.estetiks.net/goz-kapagi-estetigi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/goz-kapagi-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 09:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Göz kapağı estetiği; göz çevresindeki fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılarak kısmen de onarılarak daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara verilen genel isimdir. Göz kapağı estetiği yerine blefaroplasti  terimi de kullanılmaktadır. &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/goz-kapagi-estetigi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göz kapağı estetiği; göz çevresindeki fazla, sarkan veya torbalar oluşturan  deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılarak kısmen de onarılarak daha  sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara verilen genel  isimdir. Göz kapağı estetiği yerine blefaroplasti  terimi de  kullanılmaktadır.<br />
Sarkmış ve düşük üst göz kapağı ve şişmiş göz altı  torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bu yorgun ve  yaşlı ifade yüzün geneli iyi durumda olsa dahi tüm yüze hakim olur. Çünkü  gözlerimiz yüz ifademizin temelini oluşturur. Bazı kişilerde sarkık göz  kapakları yada belirgin göz altı torbaları aileseldir ve çok genç yaşlarda bile  kendisini belli eder. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir.  Gençlerde göz kapağı derisi kısa ve gergindir. Artan yaşla beraber üst göz  kapağı derisi gevşer ve esneyerek zamanla ikinci bir kat oluşturur. Ciddi  vakalarda bu deri katlantısı kirpiklerin köklerine kadar uzanır ve hatta bu  hattı da aşarak görme alanına girebilir. Bu derece ciddi sarkmalar göz  kapaklarını aşırı kaldırarak bakma ihtiyacı doğuracağından kişiyi gün içinde  sürekli yorar ancak kişi bu durum yıllar içinde yavaş yavaş geliştiği için bu  durumun farkında değildir. Alt göz kapağı derisi de gevşeyerek sarkar ve  kırışıklıklar ve deri torbaları oluşur.<br />
Derideki gevşemeye ek olarak göz  küresinin etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır.  Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun yaşla birlikte  zayıflaması ya da bu yağ dokusunun miktarının artması olabilir.<br />
Göz kapağı  estetiğine ( Blefaroplasti ) genellikle 30-40 yaş civarında ihtiyaç duyulur ve  bu yaşlarda yüzün kalanı iyi durumda ise tek başına uygulanması yüzü çok etkili  bir şekilde gençleştirir. Daha ileri yaşlarda tüm yüzün gençleştirilebilmesi  için blefaroplasti ( göz kapağı estetiği ) orta yüz germe, kaş kaldırma ve alın  germe yada tüm yüz germe gibi ameliyatlarla birlikte yapılabilir.</p>
<p>Ameliyat genellikle lokal anestezi ile sedasyon (sakinleştirici ilaçlar)  eşliğinde yapılabilir. Ancak ek işlemler yapılacak ise yada hasta konforu  açısından genel anestezi altında da yapılabilir.</p>
<p><strong>Rutin bir göz  kapağı estetiği ( blefaroplasti ) ameliyatı aşağıdaki aşamalardan  oluşur;</strong></p>
<ul>
<li>Her iki göz kapağına lokal anestezi uygulanır.</li>
<li>Üst göz kapağındaki fazla deri ameliyattan sonra iz bırakmayacak şekilde  planlanan yerlerden kesilerek çıkarılır.</li>
<li>Kas dokusunda fazlalık veya zayıflık varsa fazla kısmı çıkarılır.</li>
<li>Kas ve bağ dokusu altındaki sarkmış yağ yastıkçıklarının fazlası çıkartılır.</li>
<li>Bağ dokusu ve kas sağlamlaştırılarak onarılır.</li>
<li>İzin tamamı üst göz kapağı katlantısına saklanacak şekilde deri estetik  olarak dikilir.</li>
<li>Alt göz kapağı derisi iz hiç belli olamayacak şekilde kirpik köklerinin  hemen altından kesilerek açılır.</li>
<li>Kas dokusunda fazlalık veya zayıflık varsa fazla kısmı çıkarılır.</li>
<li>Kas ve bağ dokusu altındaki sarkmış yağ yastıkçıklarının fazlası çıkartılır.</li>
<li>Bağ dokusu ve kas sağlamlaştırılarak onarılır.</li>
<li>Deri fazlası tespit edilir ve kesilerek çıkarılır.</li>
<li>Alt göz kapağı derisi iz bırakmayacak şekilde dikilir</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/goz-kapagi-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaş Kaldırma (Kaş Estetiği)</title>
		<link>http://www.estetiks.net/kas-kaldirma-estetigi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/kas-kaldirma-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 08:00:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Kaşlar insan yüzündeki çok önemli yapılardır. Bakışlarımızı, mimiklerimizi dolayısı ile yüzümüzün ifadesini doğrudan etkiler ve yönlendirirler. Farklı kaş şekilleri yüze sinirli, yorgun, mutlu, üzgün, şaşkın ifadeler kazandırabilir. Sarkmış kaşlar bir miktar göz kapağı düşüklüğüne de yol açarak yüzümüze olduğundan daha &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/kas-kaldirma-estetigi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaşlar insan yüzündeki çok önemli yapılardır. Bakışlarımızı, mimiklerimizi  dolayısı ile yüzümüzün ifadesini doğrudan etkiler ve yönlendirirler. Farklı kaş  şekilleri yüze sinirli, yorgun, mutlu, üzgün, şaşkın ifadeler kazandırabilir.  Sarkmış kaşlar bir miktar göz kapağı düşüklüğüne de yol açarak yüzümüze  olduğundan daha yaşlı görünüm kazandırabilir.<br />
İdeal kaş şekli nasıl olur diye  sorulduğunda, yüz estetiği ile ilgili klasik kitaplarda yapılan tariflere göre,  iç taraftaki sınırı burun kanadının kenarından yukarı çizilen çizgide biten, dış  sınırı burun kanadının kenarı ve gözün dış köşesinden geçen çizgide biten, en  yüksek noktası da göz bebeği ile gözün dış köşesi arasında bir yerde olan kaş  ideal bir kaştır yani ortası kalkık hilal gibi kaşlar. Ancak bu bence herkes  için ideal bir tarif olamaz, çünkü güzelliğin bir standardı yoktur. Kimi yüzde  kaş ne kadar kalkık ise o kadar güzel dururken kimisinde yanlara doğru hafifçe  yükselerek düz uzanan kaşlar, bazen de yanlardan aşırı alınıp sadece 2/3 iç  kısımda kalmış kaşlar güzeldir. Kaşı kaldırmak ve arzu edilen şekle sokmak için  uygulanan teknikler; kaş almak, kalıcı makyaj veya dövme, botox uygulaması, askı  ile kaş kaldırma, ve ameliyat ile kaş kaldırma gibi  yöntemlerdir.</p>
<p><strong>1. Kaş almak ve kalıcı makyaj:</strong><br />
Kaşları  alarak bir seviyeye kadar kaldırıp şekil verebilirsiniz, veya kalıcı makyaj ile  şekillendirebilir, kaşı kaldırabilirsiniz. Ancak kalıcı makyaj ömür boyu  değiştirilemeyecek bir yöntem olduğundan, karar vermeden önce iyi düşünmek  gerekir. Çünkü kalıcı makyaj diğer dövmelere göre daha zor  silinmektedir.<br />
<strong>2. Botox</strong><br />
Doğru uygulandığı takdirde  kaşların dış kısımlarını havaya kaldırarak istenilen sonucu ortaya çıkabilir.  Botox yüzdeki mimik kaslarını geçici olarak fonksiyon dışı bırakan bir maddedir.  Bu nedenle kırışık tedavisinde de kullanılır. Uygulaması basittir. Enjeksiyon  yapılacak bölgeye ağrıyı azaltması için bir süre buz uygulandıktan sonra ağrısız  bir şekilde uygulanır. Etkisini 3-4. günlerde göstermeye başlar 7-10. günlerde  etki belirginleşir, bazen 10. günde rötuş amaçlı bir enjeksiyon daha  gerekebilir. Etkisi geçicidir. 5-6 ayda bir tekrar edilmesi gerekir. Uygulamadan  sonra yüzünüzde nokta tarzında morarma ve şişlik olabilir, bunlar kısa sürede  geçer. Uygulamadan hemen sonra buz uygulaması şişlik ve morluk oluşmasını önler.  Botox uygulamasından hemen sonra işinize ve günlük yaşamınıza  dönebilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Askı ile kaş kaldırmak</strong><br />
Çok basit ve çabuk  uygulanabilen bir yöntemdir. Lokal anestezi ile yapılabilir. Saç içinden ve kaş  üzerinden yapılan 2-3 mm lik kesilerden, iğneler yardımı ile erimeyen ipler  geçilerek, kaşlar mümkün olduğu kadar kaldırılır. Etkisi 8 ay ile 1 yıl arasında  devam etmektedir. Aynı gün işinize dönebilirsiniz. Son dönemlerde askı yapmak  için özel ipler üretilmiştir. Bu iki yönlü germe yapabilen iplerle hem daha  etkili, hemde daha uzun süreli ( yaklaşık 2 yıl ) kaş kaldırmak  mümkün.</p>
<p><strong>4. Ameliyatla kaş asmak</strong><br />
Genellikle genç ve  orta yaş grubundaki hastalarda, kaşlarda herhangi bir sarkma olmadan sadece  kaşların kenarının kalkması isteniyorsa tek başına uygulanan bir yöntemdir. Daha  ileri yaş grubunda ise yüz germe ameliyatları ve göz kapağı estetiği ile kombine  edilebilir. Ameliyat ile kaş germek kalıcı sonuçlar ortaya koyan bir yöntemdir.  Ancak zaman içinde alında sarkma meydana geleceğinden kaşlarda da bir miktar  düşme olacaktır.<br />
Tek başına kaş kaldırma ameliyatı lokal anestezi ile de  yapılabilir. Değişik yöntemler vardır. Klasik yöntemlerden biri kaşların hemen  üst sınırından kaş şekline uygun yapılan kesilerle gerektiği kadar derinin  çıkarılması ve üstte kalan derinin kaş sınırına yeniden dikilmesidir. İleri  yaşlarda tercih edilebilecek, lokal anestezi ile yapılabilen çabuk ve basit bir  yöntemdir.<br />
Diğer bir yöntemde şakak bölgesinde, saçlı deri içinden yapılan  birkaç cm.lik kesi ile girilip, kaşa kadar olan deri bölgesinin alttaki  dokulardan serbestleştirildikten sonra fazla deri atılarak tekrar dikilmektedir.  Bu yöntemde iz saçlı deri içine gizlenmektedir.<br />
Son yıllarda en popüler olan  teknik, alın germe ile beraber veya sadece kaş kaldırmak için yapılabilen  endoskopik alın germe ve kaş kaldırma yöntemidir. Endoskop adı verilen video  kameraya bağlı ince uzun bir tüp kullanılır. Endoskop kafa derisine açılan 3-5  küçük kesinin içine yerleştirilir. Böylece cerrah endoskop sayesinde alnın içini  görerek çalışabilir. Diğer deliklerden cerrahi aletleri sokarak ameliyatı  gerçekleştirir. Endoskop tekniği, kesilerin çok küçük boyutta olmasını sağlar.  Alında kırışıklıklara neden olan fazlalıklar ve kaslar kameradan ekranda  görülerek düzeltilir. Kaşlara asma iplikleri yerleştirilir. Klasik yönteme göre  saç içi kesilerinin çok küçük, ameliyat süresi daha kısa, iyiyleşme ve normal  hayata dönme süresi çok kısadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/kas-kaldirma-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudak Estetiği</title>
		<link>http://www.estetiks.net/dudak-estetigi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/dudak-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 07:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Dudaklar, yüzün tam ortasında bulunması açısından çok dikkat çeken unsurlardır. Bu bakımdan yıllardan beri diri ve dolgun dudaklar güzelliğin, çekiciliğin ve gençliğin göstergesi olarak kabul edilmiştir. Özellikle yüz güzelliğinin önemli unsurlarındandır, dudakların güzel olması yüzün daha güzel ve çekici olmasını &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/dudak-estetigi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dudaklar, yüzün tam ortasında bulunması açısından çok dikkat çeken  unsurlardır. Bu bakımdan yıllardan beri diri ve dolgun dudaklar güzelliğin,  çekiciliğin ve gençliğin göstergesi olarak kabul edilmiştir. Özellikle yüz  güzelliğinin önemli unsurlarındandır, dudakların güzel olması yüzün daha güzel  ve çekici olmasını sağlar. Dudakların kalın ve dolgun olması gençliğin  göstergesi iken, incelmiş ve kenarlarında kırışıklıklar olan dudaklar yaşlılığın  ifadesi olmaktadır. Dudağın ince olması bazen genetik olarak ortaya çıkar, bazen  de yaşlanma ile dokuların erimesine bağlı olarak oluşur. Dudak yaşlanması yüz  yaşlanmasına paralel olarak ilerlemektedir. Alt dudak sarkması ileri derecede  olursa, gülme ve konuşma anında alt dişler görünür hale gelebilir. Buna dental  show adı verilir ve yaşlanmanın önemli kriterlerindendir. Genç yaşlarda ise  gülme ve konuşma anında, üst dişler daha görünür haldedir.<br />
Dudakların  görünümünde çene yapısı, burun ve dişler önemli yer tutar. Dudakların yerleşimi  dışında dudağın boyu, genişliği, alt ve üst dudak kalınlıkları, gülme durumunda  dişlerin ne kadar görüldüğü de operasyon planı açısından önemlidir.Alt dudak,  üst dudaktan daha dolgun olmalı, gülerken diş etleri  görünmemelidir.<br />
Dudaklar, burun ucundan çene ucuna çizilen  hayali çizginin  gerisinde kalmalıdır. Bu hattın önünde yer alan abartılı dudaklar estetik bir  görüntü vermeyecektir.<br />
Dudak estetiği, dudakları genetik olarak ince  olanlar, dudakları zamanla yaşlanmaya bağlı doku kaybı sonucu incelenler,  dudakları normal görünümde olup da daha kalın ve dolgun dudaklarla daha genç,  daha güzel ve daha çekici olmak isteyenlere uygulanmaktadır. Bunun dışında birde  dudakta kanser ya da yaralanma sonucu doku kaybı olanlara uygulanan dudağın  yeniden onarımı ile ilgili ameliyatlar vardır. Bu ameliyatlar estetik kaygı  kadar fonksiyonel açıdan da önemlidir.</p>
<p><strong>Dudak kalınlaştırma  amacıyla yapılabilecek birçok girişim mevcuttur. Bu operasyonlar iki ana gruba  ayrılabilir. </strong></p>
<p>1 .Dolgu maddeleri kullanılarak dudağın kalınlaştırılması.<br />
2. Dudak  mukozasını ( kırmızı renkli kısım ) ilerletici ameliyatlar.<br />
Dolgu maddesi  olarak kişinin kendisinden alınan otojen dolgu maddeleri yada yabancı maddeler  kullanılabilir.<br />
Otogen maddelerden yağ greftleri, dermis greftleri ve fasya  greftleri dudak kalınlaştırma amacıyla kullanılabilir. Yağ greftleri belli bir  süre sonra belli oranda erimeye uğrayarak yaklaşık %30-40 oranında kalıcı  olmaktadır. İstenilen dolgunluğu sağlayabilmek için 2-3 seans uygulanması  gerekir. Dermis ve fasya greftleri daha az erime gösteren ve kalıcılığı daha  uzun olan dokulardır. Ancak bu greftlerin alındığı bölgede bir miktar iz kalır,  ya da eğer varsa daha öneki bir iz yerinden alınabilir. Yağ greftinde iz söz  konusu değildir.</p>
<p>Dermis grefti; göbek altı bölgesindeki deriden yada  varsa apandisit ameliyatı izi gibi bir yara skarından hazırlanabilir. Derinin  üsteki hücre kısmı soyulur, alttaki kollajen ihtiva eden dermis tabakası eliptik  bir şerit şeklinde hazırlanır. Bu dermis şeriti ağız içinde iki yandan yapılan  küçük kesiler yoluyla hazırlanan dudak içindeki bir tünele yerleştirilerek dudak  içindeki hacim artırılmış dolayısıyla dudak kalınlaştırılmış olur.</p>
<p>Fasya  greftleri temporal yada şakak bölgesine saçlı deri içine yapılan 3-4cm lik bir  kesi yoluyla temporal fasyanın alınması ve rulo haline getirilerek dudak içinde  hazırlanan tünele yerleştirilmesi ameliyatdır. Bu ameliyatlar lokal anestezi  altında kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Dudak kan dolaşımı çok olan ve kolay  şişen bir bölge olduğundan ameliyat sonrası ödem ve morluklar oldukça fazla  olmakla birlikte bu şişlikler genellikle 7-10 günlük bir sürede kaybolmaktadır.  Morluğun daha çabuk giderilmesini sağlayan kremler kullanılabilir ( Auriderm xo  )<br />
Dudak kalınlaştırmak için bazı yabancı maddelerde kullanılmaktadır. Bu  işlem ameliyatsız bir yöntemdir. Bu amaçla kullnılan maddelerin en eskisi dudağa  sıvı silikon enjeksiyonudur. Uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden  olduğu için, artık Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu  maddesi olarak satılması ve direkt doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve  kullanılmamaktadır</p>
<p>Dudak kalınlaştırmak amacıyla reaksiyon oluşturmayan  dolgu maddeleri üretmek için son yıllarda büyük çabalar sarfedilmektedir.  Hyaluronik asit (Restyelene, hylaform,vs&#8230;) vücut dokularındaki mevcut yapı  taşlarındandır. Dudakları kalınlaştırmak amacıyla yaygın olarak  kullanılmaktadır. Vücutta mevcut bir madde olduğundan hyaluronik enjeksiyonları  istenmeyen bir reaksiyona neden olmaz. Ancak bu enjeksiyonun kalıcılığı ortalama  4-6 aydır ve tekrarlanması gerekmektedir. Buna rağmen ucuz ve kolay bir yöntem  olması nedeniyle dolgunlaştırma amaçlı yapılan dudak estetiğinde yaygın olarak  kullanılan bir yöntemdir. Kimyasal olarak elde edilmektedir ve alerji yapmaz,  risksizdir. Bu maddeler derinin hemen içine enjekte edilir.</p>
<p>Daha uzun  etkili dolgu maddelerinden biride kalsiyum hidroksiapetit adlı maddenin  enjeksiyon formudur. 7 yıla kadar bir süre kalıcılığını devam ettirmekte ve  ciddi bir reaksiyon oluşturmamaktadır. Kalsiyum hidroksiapetit ( Radiese ) vücut  dokularıyla uyumlu ve yan etkileri olmayan bir maddedir. Kalıcılığının uzun  olması, arzu edilen ölçüde dudak kalınlaşmasına olanak tanıması ve enjeksiyon  şeklinde uygulanabilmesi en önemli avantajlarıdır.</p>
<p>Diğer katı formdaki  dolgular; enjekte edilenler gibi enjektörle değil ufak bir ameliyatla  yerleştirilen malzemelerdir. Alloderm insan derisinden elde edilir.  Yerleştirildikten 1 yıl sonra eriyerek kaybolur. Gortex denilen malzeme ise  kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine  yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Fakat zamanla  dudağı delerek dışarı çıkabilmesi en önemli dezavantajıdır.</p>
<p>Dudak  kalınlaştırmak için uygulanan diğer cerrahi yöntem grubu ise dudak mukozasını (  kırmızı renkte olan bölüm ) ilerleterek dudakta kalınlaşma sağlayan  ameliyatlardır. En iyi ve kalıcı sonuçlar elde edilir. İyileşme 2-5 günde  tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır. Kişideki  probleme göre uygulanacak cerrrahi teknik değişiklik gösterir. Özellikle daha  ileri yaşta ve üst dudağı uzun, kenarlarında kırışıklıkları olan kişilerde dudak  mukozası üzerindeki deriden 2-3mm eninde bir deri şeridi çıkartılıp ( martı  kanadı şeklinde ), dudak mukozası yukarıya doğru ilerletilir. Bu yöntem çok iyi  sonuç verir ancak hasta seçimini iyi yapmak gerekmektedir.</p>
<p>Diğer bir  cerrahi yöntem ise; burun altı dudak kaldırma ameliyatıdır. Burnun hemen alt  kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar  deri çıkarılır ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış olur. Burun  altında ince bir kesi izi kalır. Genellikle üst dudak derisi geniş olan  hastalarda, mesafeyi kısaltmak için yapılmaktadır. Böylece üst dişlerin  görünmesi sağlanmış olur.</p>
<p>Daha çok yarık dudak gibi doğumsal şekil  bozukluklarında, dudak ameliyatlarından sonra oluşan deformasyonların  düzeltilmesinde kullanılan bir yöntem ise V-Y tekniğidir; Üst ve alt dudaklara  ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar  dolgunlaştırılır. Sonuç kalıcıdır.</p>
<p>Son dönemlerde askı ile uygulanan  estetik müdahalelerin artması ile popülarize olmuş diğer bir teknik de dudak  asma işlemidir. Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler  dudaktan da geçirildikten sonra bağlanır ve dudak yukarı doğru kaldırılır.  Görünen bir iz kalmaz. Oldukça etkili bir yöntemdir.</p>
<p>Dudak estetiği her  zaman dudağı kalınlaştırmak için yapılmamaktadır. Bazen aşırı kalın olan  dudakların küçültülmesi amacıyla da dudak inceltme ameliyatı yapılabilir. Kalın  olan dudağın mukozasından ( kırmızı renkli kısım ) elips şeklindeki bir parça  altındaki yağ dokularıyla birlikte çıkartılır ve uygun bir teknikle dikilir. Bu  işlem lokal anestezi ile yapılır. Oluşan şişlik ve morluklar birkaç gün içinde  kaybolur. Mukozada yapılan dikişlerin izleri görünür olmadığından ameliyat  sonrası herhangi bir iz problemi oluşmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/dudak-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak Estetiği – Kepçe Kulak Ameliyatı</title>
		<link>http://www.estetiks.net/kulak-estetigi-html.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/kulak-estetigi-html.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 06:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Kulak Estetiği Ameliyatı ile ilgili bilgileri bu sayfada bulabilirsiniz.İşitme organımız olan kulak; dış, orta ve iç kulak olmak üzere 3 bölümden oluşur ve gelişiminin % 80 ini 5-6 yaşlarında tamamlamaktadır. Bu nedenle kulak estetiği ameliyatları diğer estetik ameliyatlardan farklı olarak, &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/kulak-estetigi-html.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Estetiği Ameliyatı ile ilgili bilgileri bu sayfada  bulabilirsiniz.İşitme organımız olan kulak; dış, orta ve iç kulak olmak üzere 3  bölümden oluşur ve gelişiminin % 80 ini 5-6 yaşlarında tamamlamaktadır. Bu  nedenle kulak estetiği ameliyatları diğer estetik ameliyatlardan farklı olarak,  6 yaşından itibaren, yani okula başlamadan yapılabilmektedir. Böylece çocuk okul  yıllarında, kulaklarındaki şekil bozukluğundan dolayı yaşayabileceği psikolojik  sıkıntılarla hiç karşılaşmamış olur. Ayrıca kulak estetiği ameliyatları 5  yaşından sonraki her yaşta yapılabilir.<br />
Kulak estetiği ameliyatını gerektiren  şekil bozuklukları, dış kulak bölümünün kulak kepçesi dediğimiz kısmında ortaya  çıkan düzensizliklerdir. Kulak kepçesi fonksiyon olarak dış ortamdaki sesleri  toplayıp kulak zarına iletir ve yapısal olarak temelde kıkırdak, deri  dokularından oluşur. Kulak kepçesindeki şekil bozuklukları ise genellikle  kıkırdaktaki değişiklikler sonucunda oluşur.</p>
<p><strong>Kepçe kulak ( Cup  ear ):</strong></p>
<p>Kulak kepçesinin gelişimsel anomalilerinden biridir. Hafiften ağıra değişik  şekillerde olabilir. Kepçe kulak anomalisinin sebebi kulak kıkırdağındaki  değişikliklerdir, konkanın aşırı derin olması, antiheliks kıvrımın ve antiheliks  kruslarının oluşmaması ve skafanın silikleşmesi anomalinin sebebi olabilir.  Anomalinin ağırlığına göre bu nedenlerden biri veya birkaçı bir arada olabilir.  Kepçe kulak estetiği ameliyatı planlarken nedenini doğru olarak belirlemek ve  nedene yönelik müdahaleler yapmak gerekir.</p>
<p><strong>Kepçe kulak Estetiği ( Kulak Ameliyatı )</strong></p>
<p>Kulak Estetiği (Kepçe Kulak Ameliyatı ) 6 yaşından itibaren yapılabilir.  Kepçe Kulak Estetiği Çocuklarda genel anestezi, 10 yaş üstündekilerde ise lokal  anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezide kulağın etrafına çepeçevre anestezik  madde enjeksiyonu yapılır ( aurikuler blok ) kısa bir süre içinde kulak tamamen  uyuşur ve hasta Kepçe Kulak Estetiği ameliyatı boyunca ağrı duymaz. Kepçe Kulak  Estetiği Ameliyatı yaklaşık 1,5 – 2 saat sürebilir.<br />
Kepçe Kulak Estetiği  ameliyatında, kulak arkasından yapılan bir kesi ile kulak kepçesinin kıkırdak  dokusu açılır. Eğer konka derinliği fazla ise konkadan gerektiği kadar kıkırdak  çıkarılır. Kulak kepçesinin arkaya doğru kıvrımını sağlamak için uygun yerlerden  kıkırdak törpüsü ile kıkırdak inceltilir. Bu inceltme, kıkırdağı yumuşatarak  daha kolay şekil verilebilmesini sağlar. İnceltme yapılacak olan bölge özel boya  ile işaretlenir.</p>
<p>Daha sonra kıvrımın kalıcı olması için özel dikişler konur. Kullanılan  dikişlerin bu ameliyata uygun olması çok önemlidir. Özellikle renksiz dikişler  kullanılmalıdır. Bu dikişlerle kulak sayvanının kıvrımı arttırılarak, başa daha  çok yaklaşması sağlanır. Kulak kepçesinin baş ile yaptığı açı normalde 30-35  derecedir. Bu açının oluşturulması için dikişler ayarlanarak düğümlenir.<br />
Ameliyat kulak arkasından yapıldığı için dıştan herhangi bir ameliyat izi  görünmez. Hasta aynı gün taburcu edilerek evine gönderilir.</p>
<p><strong>Anotia, Mikrotia, lop ear:</strong></p>
<p>Doğuştan kulak anomalilerinin ( şekil bozuklukları ) görülme sıklığı genelde  6000 canlı doğumda 1 dir. Daha çok erkeklerde ve sağ tarafta görülür. Bu anomali  anotia ( kulak kepçesinin hiç olmaması ), mikrotia ( sadece kulak memesinin veya  kepçenin çok küçük bir kısmının oluşması ) ve lop ear ( dar kulak= kulak  kepçesinin üst kısmının dikey yönde dar ya da kısa olması ) gibi çok değişik  şekillerde ortaya çıkar. Bunların sebebi hakkında kesin bilgiler olmamakla  beraber, anne karnında iken bebekte olan kan dolaşımı yetersizliği ve annenin  gebelikte kullandığı bazı ilaçlar neden olabilmektedir.<br />
Bu şekil bozuklukları  sadece kulak anomalisi olarak ortaya çıkabileceği gibi vücuttaki başka  anomalilerle de beraber görülebilir. Bu nedenle bu bebeklerin ayrıntılı bir  incelemeye tabi tutulmaları gerekir. Bu anomalinin olduğu kişilerde işitme  problemleri de olabilir</p>
<p><strong>Mikrotia ameliyatları</strong></p>
<p>Bu anomaliyi düzeltmek için yapılan kulak estetiği ameliyatları genelde 5  yaşında başlar, fakat anomali iki taraflı ise ameliyatlar 4 yaşında  başlamalıdır. İlk ameliyatta kaburgadan alınan kıkırdak kulak iskeleti şekli  verilerek temporal bölgedeki deri altına gömülür. İkinci ameliyatta kulak memesi  rotasyon yaptırılarak normal pozisyonuna getirilir. Üçüncü seansta kulak  oluşturulacak deri ve daha önce gömülen kıkırdak kaldırılarak arkasına deri  yaması transferi gerçekleştirilir. Bu temel ameliyatlardan sonra bazı düzeltici  ameliyatlar da yapmak gerekebilir. Mikrotia anomalisi için ameliyat olmaya karar  veren hastalar ve aileleri bilmelidir ki bu ameliyatlar sabır isteyen ve tüm  seansların tamamlanması uzun zaman gerektiren ameliyatlardır.Kepçe Kulak  Estetiği Ameliyatı, ( Kulak Estetiği ,Kepçe Kulak) ile ilgili daha detaylı  bilgiyi Aşağıdaki Kulak Estetiği iletişim Formunu doldurarak sorabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/kulak-estetigi-html.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Nakli Restorasyonu</title>
		<link>http://www.estetiks.net/sac-nakli-restorasyonu.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/sac-nakli-restorasyonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 05:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[saç ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[saç ekimi izmir]]></category>
		<category><![CDATA[saç nakli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Saç Nakli Restorasyonu Restorasyonu saç kaybı genetik, hormonal değişiklikler ve yaşlılık nedeniyle oluşan, hem kadınlarda hem de erkeklerde fiziksel ve buna bağlı olarak da psikolojik sorunlara sebep olan bir durumdur. Saç kaybı aynı zamanda çeşitli dermatolojik hastalıklar, yanıklar ve kazalara &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/sac-nakli-restorasyonu.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saç Nakli Restorasyonu Restorasyonu saç kaybı genetik, hormonal değişiklikler ve yaşlılık nedeniyle oluşan,  hem   kadınlarda hem de erkeklerde fiziksel ve buna bağlı olarak da  psikolojik   sorunlara sebep olan bir durumdur. Saç kaybı aynı zamanda  çeşitli dermatolojik   hastalıklar, yanıklar ve kazalara bağlı olarak  meydana gelebilir.</p>
<p>Erkek   tipi saç dökülmesi her toplumda oldukça sık görülen bir  durum olmasına rağmen   pek çok erkek ve kadın için önemli bir sorundur.  Bu insanlar saçlarının   dökülmesini önlemek, dökülen saçların yeniden  çıkmasını sağlamak veya saç   dökülmesinin sebep olduğu görüntüyü  ortadan kaldırmak için bir çok yola   başvurmaktadırlar.</p>
<p>Saç kökleri uzun bir gelişme dönemi ve bunun ardından   gelen  kısa bir dinlenme periyodundan oluşan bir döngü içindedirler. Dinlenme    döneminde şaç teli köke bağlıdır ancak büyüme olmaz. Dinlenme dönemi  sonunda ise   saç teli düşer ve saç kökünden yeni bir tel gelişmeye  başlar. Yaş ilerledikçe   dinlenme döneminin süresi uzamaya başlar.  Normalde gelişme dönemi ( anajenfaz )   3-5 yıl kadar sürerken bunu  takip eden dinlenme dönemi ( telojenfaz ) 1-2   haftalık geçiş dönemini (  katajenfaz ) takiben başlar ve 3-4 ay sürer.</p>
<p>Erkeklerde genellikle tepe ve alın kısmında saç kökü kaybı  nedeniyle   saçlarda seyreklik veya belirgin saçsızlık görülürken, ense  bölgesinde iki kulak   arasında kalan bölgede saç dökülmesi  olmamaktadır. Bunun nedeni iki farklı saç   kökünün bulunmasıdır. Alın  ve tepe bölgesindeki birinci tip saç kökleri   testosteron hormonuna  duyarlıdır. Ve bu hormon etkisiyle saç kökleri zarar   görmekte  dolayısıyla saçlar dökülmektedir. İkinci tip saç kökleri ise    testosteron hormonuna duyarlı değildir. Ve bu sebeple dökülmezler. İşte  saç   ekimi işlemi; kafanın arka kısmında bulunan hormona duyarlı  olmayan saç   köklerinin alınarak, alın ve tepe bölgesindeki saçsız  alanlara ekilmesidir. Bu   şekilde ekilen saç kökleri hormona duyarlı  olmadıklarından bir daha dökülmezler.</p>
<p>Estetik ve plastik cerrahideki son yıllardaki en önemli  gelişmelerden   biride mini ve mikrogreft transplantasyonu ile saç  restorasyonudur. Bu teknik   ile diğer yöntemlere göre çok daha doğal ve  başarılı sonuçlar elde   edilebilmektedir. Bu yöntem ensenin üzerindeki  bölgeden uzun elips şeklinde bir   şaçlı derinin çıkartılarak bu deri  şeridindeki kıl köklerinin 1 ila üçlü   gruplara bölünmesi ve restore  edilmesi istenen bölgeye teker teker nakledilmesi   şeklinde  özetlenebilir.<br />
Operasyon lokal anestezi altında yapılmakta ve   hastalar  tarafından rahatlıkla tolare edilebilmektedir. Operasyon başlamadan    önce saç ekiminin yapılacağı bölgeler işaretlenir. Bu çizimler  yapılırken saç   ekilecek bölgenin naturel saç çizgilerine uygun olması  suni bir görünüm   oluşturmaması bakımından çok önemlidir. Kafanın  arkasında saçlı derinin   alınacağı bölge hazırlanıp enjeksiyonlarla  uyuşturulduktan sonra uzun elips   şeklinde bir saçlı deri parçası  çıkartılır. Bu şeridin uzunluğu ortalama 12-15   cm eni ise yaklaşık 2 –  2,5 cm dir. Saçlı deri alındıktan sonra bu bölge estetik   bir dikiş  yöntemi ile kapatılır. Oluşacak kesi izi saçların içinden kaldığından    hiç bir zaman görünür olmayacaktır. Çıkartılan saçlı deri 2-3 kişilik  bir ekip   tarafından bistüri ile 1li, 2li, 3lü kıl kökü ihtiva eden  küçük gruplara   ayrılır. Bu işlem çok incelikli ve çabuk yapılması  gereken bir işlemdir. Saçlar   bölünürken kıl köklerine hasar vermemek  gerekmektedir. Kıl köklerinin kısa bir   süre içinde bölünerek saçsız  bölgeye nakledilmesi işlemin başarısı açısından   önemli bir diğer  faktördür. Bu nedenle saç ekimininde birkaç kişilik bir cerrahi   ekiple  çalışılmaktadır. Saçlar küçük gruplar halinde bölündükten sonra saçsız    bölgeye ekme işlemine geçilir. Bu bölge lokal anestezilerle  uyuşturulduktan   sonra ince uçlu bir bistüri ile çok sayıda delik  açılır. Hazırlanmış olan   greftler ( kıl kökleri ) bu deliklerin içine  tek tek yerleştirilir.</p>
<p>Daha   naturel bir görünüm oluşturmak için ön kısımlara tek kıl  kökü ihtiva eden   greftler, daha gerideki bölgelere ise 2li ve 3lü kıl  kökleri ihtiva eden   greftler yerleştirilir.</p>
<p>İşlem tamamlandıktan hemen sonra hasta evine   dönebilir. 72  saat boyunca sac yıkanmaz. Bu süre sonunda ekim yapılan bölge ve   diğer  saçlı bölgeler özel bir solüsyonla yıkanır ve bu işlem her gün tekrar    edilir. Saç ekim işlemi günlük aktiviteyi kısıtlamayan bir işlemdir.  Saç ekim   işleminde mevcut saçlar kesilmemektedir. Hasta ekim yapılan  bölgeye temas   etmeyecek bol bir şapka takarak işine  dönebilmektedir.Uygulamadan 48 saat sonra   alın ve göz üstlerinde  şişlik ve morluklar oluşabilmekle birlikte bu durum   birkaç gün içinde  kaybolmaktadır. Nakledilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve   yeniden  çıkmaya başlamaları 2,5 -3 ay gibi bir süre    almaktadır.</p>
<p>Mini mikrogreft   transplantasyonunda elde edilecek sonuçlar  cerrahi faktörlere bağlı olduğu gibi   hastanın mevcut saç durumu ile de  çok ilgilidir. Ensenin üzerindeki bölgeden   alınan kıl kökü sayısı   kişinin bu bölgedeki saçlarının sıklığına bağlı olarak   1500 ila 3500  arsında değişiklik gösterir. Bu saçlar bir ile üçlü gruplar   halinde  1000-1500 grefte ayrılarak nakledilmektedir. Verici bölgedeki saçların    sıklılığı önemli bir faktör olmakla birlikte daha önemli bir faktör  kişinin ön   kısımdaki açıklığının derecesidir. Açık alanı az olan  kişilerde bu kıl kökleri   daha sık yerleştirilebilmekte ve daha  başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Açık   alanı fazla olanlarda 8 ay – 1  yıl gibi bir süre sonra tekrar saç ekimi   yapılarak daha sık bir  görünüm elde edilebilir.</p>
<p>Arka kısımlarda geniş   açıklığı olan kişilerde uygulanabilen  bir diğer yöntem ise arka kısımlardaki   saçsız derinin bir kısmının  elips yada mercedes şeklinde deri çıkartmaları ile   küçültülmesidir (  skalp reduction ) bu işlem saç ekiminden birkaç ay önce   yapılan bir  operasyondur ve uygun hastalarda çok yararlı sonuçlar vermektedir.</p>
<p>Saçsız alanın açıklığı azaltıldığından yapılacak saç ekimlerinde  daha   sık ve başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Saç ekiminden  yaklaşık 3 ay   sonra çıkmaya başlayan saçlar orjinal yerlerindeki  büyüme hızıyla yeni   yerlerinde uzamaya başlarlar. Bu saçların genetik  kodları ve özellikleri farklı   olduğundan bunlarda dökülme meydana  gelmemektedir. Ancak saç ekiminde   nakledilebilecek kıl kökü sayısının  sınırlı olması nedeniyle görüntüde saçsız   alan kapatılmakla birlikte  hiç bir zaman çok sık bir saç oluşmayacağı   bilinmelidir. Saç ekimi tüm  pratikliğine rağmen bir cerrahi müdahale olması   nedeniyle gerekli  tıbbi şartların sağlandığı ortamlarda uzman doktorlar   tarafından  yapılması gereken bir işlemdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/sac-nakli-restorasyonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dolgu Estetiği</title>
		<link>http://www.estetiks.net/dolgu-estetigi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/dolgu-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 04:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[1) Dolgu maddesi uygulaması kimlere yapılmaktadır? Dolgu maddesi enjeksiyonu minimal invaziv estetik uygulamaları arasında yer almaktadır. Kırışıklıkları giderme amaçlı uygulamalar genellikle 30’lu yaşlardan itibaren yapılmakla birlikte, kontur bozukluklarını gidermek amaçlı uygulamalar 20’ li yaşların ortasından itibaren yapılabilir. 2) Genellikle hangi &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/dolgu-estetigi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1) Dolgu maddesi uygulaması kimlere yapılmaktadır? Dolgu maddesi enjeksiyonu  minimal invaziv estetik uygulamaları arasında yer almaktadır. Kırışıklıkları  giderme amaçlı uygulamalar genellikle 30’lu yaşlardan itibaren yapılmakla  birlikte, kontur bozukluklarını gidermek amaçlı uygulamalar 20’ li yaşların  ortasından itibaren yapılabilir.</p>
<p>2) Genellikle hangi bölgelere dolgu maddesi yapılmaktadır? Kalınlaştırılarak  dolgun görünmesinin sağlanması için dudaklara, ince çizgiler ve derin  kırışıklıkların tedavisi için yüzün pek çok bölgesine, boyun kırışıklıklarının  azaltılması ve dekolte çizgilerinin giderilmesi için boyun ve göğüs duvarının  üst tarafına, yaşlanmanın en önemli ip uçlarından olan el sırtındaki  kırışıklıkların giderilmesi ve ellere daha genç bir görünüm sağlamak için ele  dolgu maddesi uygulanabilir.</p>
<p>3) En çok hangi bölgeye dolgu maddesi enjeksiyonu yapılmaktadır? Burun  kanatlarının yanından dudak kenarlarına doğru uzanan bölgeye ‘Nazolabial bölge’  adı verilmektedir. Yüzdeki sarkmaya bağlı olarak en çabuk çöken ve kırışıklık  görülen bölge burasıdır, dolayısı ile dolgu maddeleri de en çok nazolabial  bölgeye yapılmaktadır. Daha sonra sırayla dudak dolgunlaştırmak , göz  kenarındaki kaz ayağı kırışıklıklarının giderilmesi, alın ve dudak kenarındaki  mimik aktiviteye bağlı kırışıklıkları tedavi etmek amacıyla doku maddesi  enjeksiyonları yapılmaktadır.</p>
<p>4) Dolgu maddeleri sağlıklımıdır?</p>
<p>Hayvansal madde içermeyen hyalüronik asit türevleri vücutta zaten buluan  maddelerdir ve ağırlığının yaklaşık 100 katı kadar su çekerek dolgunluk  sağlamaktadır, ayrışabilen bir ürün olduğu için zamanla vücudu terk etmekte ve  herhangi bir yan etki bırakmamakta ve insan sağlığına herhangi bir zararı  olmamaktadır. Yine Kalsiyum Hidroksiapatit ana maddesi içeren dolgu maddeleri  de; vücutta uygun yerlere ve uygun derinlikte enjekte edildiğinde sağlığa  zararlı değildir ve biraz daha uzun süreli dolgunluk etkisi yaratmaktadır.</p>
<p>5) Dolgu işlemi yapıldıktan sonra ne kadar zamanda günlük yaşama  dönülebilir?</p>
<p>Dolgu maddesi uygulaması yaklaşık 20 dk ile yarım saat gibi kısa süreli bir  işlemdir, uygulandığı yerde hafif kızarıklık ve çok az miktarda morarma  görülebilir. İşlem tamamlandıktan sonra işinize dönüp günlük yaşantınıza  dönebilirsiniz, işinizden geri kalmanızı gerektirecek bir durum oluşmaz.</p>
<p>6) En çok hangi dolgu maddeleri kullanılmaktadır?</p>
<p>Dudak kalınlaştırma ve ince kırışıklıklar için hyalüronik asit içeren dolgu  maddeleri ve yağ enjeksiyonları, nazolabial bölgedeki oluklanmalar ve elmacık  kemiği ve çene konturlarının belirginleştirilmesinde ise kalsiyum hidroksiapatit  içerikli maddeler, hyalüronik asit içerikli dolgu maddeleri ve yağ  enjeksiyonları en çok yapılan uygulamalardır.</p>
<p>7) Dolgu işlemi yapılacak dönemde kullanılmaması gereken ilaç var mıdır?</p>
<p>Dolgu maddesi enjeksiyonu yaptırmayı düşünen kişiler kesinlikle aspirin ve  benzeri ilaçları kullanmamalıdır. Eğer kullanıyorsa 1 hafta öncesinden aspirini  kesmeli, uygulama yapıldıktan sonra da birkaç gün kullanmamalıdır. Çünkü aspirin  kanı sulandırıcı etkisi nedeniyle uygulama yapılan yerlerde morlukların  oluşmasına ve artmasına neden olabilir.</p>
<p> <img src='http://www.estetiks.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Kullanıldığı zaman problem yaratabilecek dolgu maddeleri var mı?</p>
<p>Hayvansal içerikli ve silikon içerikli dolgu maddelerinin kalıcılığı daha  uzun süreli olabilir. Ancak bu maddeler alerjiye, kist ve granülom (sert kitle)  oluşumuna neden olabilir, doğal görünümü bozabilirler. Bu nedenle karar verirken  dikkatli davranmak gerekmektedir.</p>
<p>9) Dolgu maddeleri ile kazanılan görünüm ne kadar süre ile kalıcıdır?</p>
<p>Uygulama yapılan bölgeye göre değişmekle birlikte Hyalüronik asit türevleri  yaklaşık 8 ila 12 aya kadar kalıcı olabilmektedir. Kalsiyum hidroksiapatit  türevleri ise uygulandığı bölgede etkisini 18 aya kadar koruyabilmekte ancak  spesifik bölgelere uygulanabilmektedir.</p>
<p>10) Dolgu maddesi uygulamasında ücretlendirme nasıl yapılmaktadır?</p>
<p>Dolgu maddelerinin ücretleri içerdiği maddeye ve markaya göre değişmektedir.  Genelde yapılan uygulama; dolgu maddesinin fiyatı kadar uygulama ücreti alınıp  toplam maliyetin belirlenmesi şeklindedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/dolgu-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Migren Tedavisi</title>
		<link>http://www.estetiks.net/migren-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.estetiks.net/migren-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 03:00:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüz Bölgesi Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[migren belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[migren ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[migrenin tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetiks.net/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Migren Tedavisi Migren tipi baş ağrılarının Amerikan toplumunun yaklaşık %12 sinde görüldüğü bildirilmektedir. Migren temelde baş ağrısı olarak karşımıza çıkan bir hastalıktır. Ancak beraberinde bulantı kusma, ışık ve ses hassasiyeti, görme problemleri ve psikolojik sorunlarda, tek tek veya birlikte bulunabilmektedir. &#8230; <a href="http://www.estetiks.net/migren-tedavisi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Migren Tedavisi Migren tipi baş ağrılarının Amerikan toplumunun yaklaşık %12 sinde görüldüğü bildirilmektedir. Migren temelde baş ağrısı olarak karşımıza çıkan bir hastalıktır. Ancak beraberinde bulantı kusma, ışık ve ses hassasiyeti, görme problemleri ve psikolojik sorunlarda, tek tek veya birlikte bulunabilmektedir. Otonom sinir sistemindeki bir takım problemlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Son yıllara kadar en sık kullanılan tedavi yöntemi ağrı sıklığını azaltan ve ağrı ortaya çıktığı zaman ağrıyı tedavi eden ağrı kesici ilaçlar olmuştur. Hastaların özelliğine baktığımızda, yıllardan beri süre gelen ve sık tekrarlayan baş ağrılarından dolayı hayatları çekilmez hale gelmiş, iş ve özel yaşantıları da olumsuz yönde etkilenmiş kişiler olarak karşımıza çıkabilirler.</p>
<p>Son yıllarda, tıpta uzun zamandan beri, fizik tedavi, üroloji, plastik cerrahi gibi uzmanlık alanlarında başarı ile kullanılan botox ve bazı ameliyat tekniklerinin migreni de iyileştirdiği tesadüfen de olsa ortaya çıkmıştır. Amerika ve tüm dünyada Estetik Plastik Cerrahi alanında çok saygın bir yere sahip olan Dr Bahman Guyuron, alın kırışıklıklarına yönelik, alın gençleştirme ameliyatı yaptığı 314 hastasının ameliyat sonrası takiplerinde, alın bölgesindeki estetik kazanımlarının yanında, bazılarında önceden var olan baş ağrısının da önemli oranda gerileme, bazılarında ise, baş ağrısının tamamen geçtiğini gözlemlemiştir. Yaptığı sorgulamada 39 hastanın uzun zamandan beri şiddetli migren ağrıları nedeniyle ilaç tedavisi gördüğü ve bu hastalardan 31 tanesinde 47 aylık bir takip süresinde tam ya da tama yakın iyileşme tespit etmiştir.</p>
<p>Bu aşamadan sonra, alın bölgesi, burun içi ve ensedeki bazı duyusal sinirlerin, mimik kasları arasında sıkışması sonucunda, migren ağrılarının tetiklendiği hipotezi ile yeni bir çalışma planlanmıştır. Tamamı nöroloji kliniğinde migren tedavisi görmüş bu hastaların dahil edildiği bu çalışmada, öncelikle hasta ayrıntılı bir şekilde sorgulanmakta, baş ağrısının şiddeti, sıklığı, süresi ve nereden nasıl başladığı tespit edilmektedir. Yapılan bu çalışmada migren tipi baş ağrılarının enseden, alında şakak bölgesinden, alın ortasından ve gözün iç tarafından tetiklenme şeklinde başladığı tespit edilmiş ve bölgelerdeki büyük occipital sinir, zigomatikotemporal sinir, supra orbital sinir ve supratroklear sinir gibi sinirlerin mimik ve ense kaslarının içinde sıkışmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Ayrıca göz içinden giren ağrılarda da burun üst konkasının (burun eti) burun septumuna doğru eğrildiği ve değdiği tespit edilmiştir.</p>
<p>Endoskopik alın germe ameliyatlarında özellikle alın bölgesindeki, bu duyusal sinileri çevreleyen mimik kasları alınmış olduğundan, bu bölgedeki sinirler de mimik kasları arasındaki sıkışmadan kurtulduğu için migrenin tetiklenme mekanizması ortadan kalkmış ve 39 migrenli hastanın çok büyük çoğunluğu iyileşmiştir.</p>
<p>Hastayı amliyata almadan önce, migreni tetikleyen bu noktaların belirlenmesi gerekir Bu amaçla Botox enjeksiyonları yapılır, botox, sıkışan kasları istirahata sevk eder, rahatlama sağlanır. baş ağrısını giderici etkisi 2-3 ay sürebilir. Bu süre içinde tetik noktaları kesin olarak belirlenir ve ameliyat ile buradaki sinirler rahatlatılır, sıkışıklık ortadan kalkar.</p>
<p>Migreni tetikleyen noktalar belirlendikten sonra seçilecek iki yol vardır. Bunlardan bir tanesi 3-4 ay ara ile bu bölgelere boto enjeksiyonu ile bu noktaları rahatlatmak, diğer yol ise botox enjeksiyonu ile tetik yerleri tespit edilen bölgelerde kalıcı veya çok daha uzun süreli etki sağlamak için, ağrıyı tetiklediği tespit edilen noktalarda siniri rahatlatmaya yönelik ameliyatların yapılmasıdır. Alın ve şakak bölgesinde yapılacak ameliyatlarda alın germe ve kaş kaldırmak gibi hastaya ekstra kazanımlarda kazandırılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetiks.net/migren-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

